İpucu: / ile aramayı aç, Esc ile kapat.

Adana Tatlıları ve Serinletici İçecekler

Adana'nın yakıcı yaz sıcaklarında ferahlık veren tescilli bici bicisini, asırlık meyan kökü şerbetini ve geleneksel şerbetli sokak tatlılarını inceliyoruz.

ME Yazan Muhammet Elma

Çukurova’nın kalbinde yer alan Adana, sadece dumanı üstünde tüten kebaplarıyla değil, bu ağır ve baharatlı lezzetleri kusursuz bir biçimde dengeleyen, sıcak iklimin şekillendirdiği muazzam bir tatlı ve içecek kültürüyle de öne çıkar. Seyhan Nehri’nin bereketiyle sulanan bu topraklarda, güneşin gücü her lokmada ve her yudumda kendini hissettirir. Şehrin tarihi sokaklarında yankılanan satıcı sesleri, asırlık çarşıların gölgesinde demlenen gelenekler ve serinlemek için geliştirilen yaratıcı formüller, Adana gastronomisinin en tatlı ve ferahlatıcı yüzünü oluşturur.

Sıcak İklimin Tatlı Kültürüne Etkisi

Çukurova coğrafyasında yaz mevsimi oldukça erken başlar; nemli, yoğun ve kavurucu sıcaklar şehri uzun süre etkisi altında tutar. Bu ekstrem hava şartları, yerel halkın beslenme alışkanlıklarını ve mutfaktaki yaratıcılığını doğrudan etkilemiştir. Adana insanı, gün ortasında yükselen harareti kesmek, düşen şekeri dengelemek ve vücudun kaybettiği mineralleri geri kazanmak için asırlardır doğadan ilham alan çözümler üretmiştir.

Sıcak iklim, yerel tatlı felsefesinde belirgin bir kontrast yaratmıştır. Bir yanda kış aylarında veya serin akşamüstlerinde tüketilen, vücuda enerji veren yoğun şerbetli hamur işleri bulunurken; diğer yanda yaz sıcağının tepe noktasına ulaştığı saatlerde imdada yetişen kar gibi soğuk, hafif ve meyveli alternatifler yer alır. Adana’da tatlı ve içecek, sadece damak zevkine hitap eden birer aperitif değil, aynı zamanda iklimle başa çıkmanın, sosyalleşmenin ve yaşam kalitesini korumanın birer aracıdır.

Bici Bici

Adana mutfağının yaz aylarındaki en meşhur, en karakteristik ve ferahlatıcı simgesi şüphesiz bici bicidir. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret almış olan bu geleneksel buzlu tatlı, şehrin adeta serinlik reçetesidir. Bici bici isminin, tatlının ana maddesi olan nişastalı muhallebinin parmaklar arasında sıkıştırılması sırasında çıkardığı sesten esinlenerek konulduğu yönünde yaygın bir yerel rivayet vardır. Bu tatlı, Adana halkının kendi kimliğini tanımlarken sıkça kullandığı yerel deyişlerde şalgam suyu ile birlikte başrolü paylaşır.

Orijinal bir bici bicinin damakta bıraktığı o eşsiz dokuyu oluşturan katmanlar sırasıyla şunlardır:

  • Alt taban: Suda kaynatılarak koyulaştırılan ve tepsilere dökülerek buzdolabında soğutulan nişastalı pürüzsüz muhallebi küpleri
  • Kar tabakası: Özel makinelerde veya el rendeleriyle kar haline getirilmiş buz kütlesi
  • Şerbet ve aroma: Tatlıya o canlı kırmızı rengini veren gül sulu, hafif tatlandırılmış meyve şurubu
  • Son dokunuş: Üzerine bolca elenen pudra şekeri ve taze mevsim meyveleri

İyi bir bici bicinin sırrı, nişasta parçalarının dağılmayacak kadar diri ama ağza alındığında hemen eriyecek kadar yumuşak olmasında saklıdır. Seyhan ilçesinin tarihi çarşı yollarında esnaf tezgâhlarında, Çukurova’nın esintili Adnan Menderes Bulvarı’nda veya Seyhan Baraj Gölü kıyısındaki açık hava mekanlarında gece geç saatlere kadar bici bici bulabilirsiniz. Geleneksel sunumda sadece pudra şekeri ve şerbet kullanılırken, günümüzde muz, çilek, kavun ve karpuz gibi taze mevsim meyveleriyle de zenginleştirilmektedir.

Taş Kadayıf ve Karakuş Tatlısı

Adana’nın şerbetli ve çıtır tatlılar kategorisindeki iki asırlık temsilcisi taş kadayıf ve karakuş tatlısıdır. Her iki tatlı da un, irmik ve yoğun şerbetin kızgın yağla buluşmasından doğan çıtır dokularıyla bilinir.

Taş kadayıf, un ve irmikle hazırlanan mayalı bir hamurun sac üzerinde tek taraflı pişirilmesiyle elde edilen hamurlardan yapılır. Yarım ay şeklinde kapatılan bu hamurların içerisine bolca dövülmüş ceviz içi doldurulur. Kenarları sıkıca kapatıldıktan sonra sıvı yağda nar gibi kızartılan kadayıflar, sıcakken soğuk şerbete atılır. İsmini dış kabuğunun sertliğinden ve kıtırlığından alan taş kadayıf, özellikle Seyhan’ın tarihi sokaklarındaki seyyar tatlıcılarda günlük olarak sıcak sıcak hazırlanır ve kebap öğünlerinin ardından mükemmel bir tamamlayıcı olur.

Karakuş tatlısı ise Adana’da daha çok evlerde yapılan, aile buluşmalarında ve özel günlerde ikram edilen geleneksel bir hamur işidir. Hamuru yumurta, yoğurt, su, sirke, zeytinyağı ve un ile yoğrularak kulak memesi kıvamına getirilir. İncecik açılan yufkalar akordeon şeklinde katlanır ve aralarına tarçın, ceviz içi ve toz şekerden oluşan nefis bir harç öbek öbek yerleştirilir. Şeker paketi gibi büzülerek kesilen hamurlar kızgın yağda gevrek bir kıvam alana kadar pişirilir ve soğuk şerbetle tatlandırılır. Misafirlere sunulma sıklığından ötürü yerel halk arasında "misafir tatlısı" olarak da adlandırılır.

Halka Tatlısı

Adana sokaklarında yürürken her köşe başında, fırınların önünde ya da seyyar arabalarda altın sarısı rengiyle parıldayan halka tatlısıyla karşılaşırsınız. Coğrafi işaretli bir diğer yöresel değer olan Adana Halka Tatlısı, yaklaşık 10-12 santimetre çapında ve 1,5 santimetre kalınlığında üretilen şerbetli bir sokak klasiğidir.

Buğday irmiği, buğday unu, karbonat ve suyun mayasız olarak karıştırılmasıyla hazırlanan hamur, yıldız uçlu özel sıkma pompaları yardımıyla doğrudan kızgın yağa dairesel halkalar halinde sıkılır. Yağı çekmeden, dışı çıtır içi ise yumuşak kalacak şekilde ustalıkla kızartılan tatlılar, oda sıcaklığındaki şerbetin içine daldırılarak tatlandırılır. Günlük ve taze olarak üretilmesi esastır; bu sayede çıtırlığını kaybetmez. Şehre gelen yerli ve yabancı turistlerin ayaküstü en çok tükettiği pratik lezzetlerin başında gelir.

Künefe ve Peynirli Tatlılar

Adana mutfağında, Akdeniz ve Orta Doğu mutfaklarının kesişiminden doğan peynirli tatlılar da önemli bir yer tutar. Kadayıf tellerinin taze tuzsuz peynirle birleştiği, üzerine tereyağı kızdırılarak şerbetlenen sıcak künefe çeşitleri, özellikle Seyhan ve Çukurova’daki kebapçıların menülerinde akşam yemeklerinin ardından sıklıkla tercih edilir.

Bunun yanı sıra, taze krep hamurlarının içerisine ceviz yerleştirilerek rulo yapılan ve şerbetle sunulan şıllık tatlısı gibi daha hafif peynirli ve sütlü tatlar da özellikle yaz aylarında fırınlarda yerini alır. Bu tatlılar, et yemeklerinin ardından damaktaki tuz ve baharat dengesini yumuşak bir şekilde nötralize etme görevini üstlenir.

Şalgam Suyu

Adana’da içecek denildiğinde akan sular durur ve meydan şalgam suyuna kalır. Şalgam suyu, sadece bir içecek değil, Adana’nın gastronomik kimliğinin, kebap kültürünün ve günlük yaşamının en sadık, en asil eşlikçisidir. Yapımı oldukça zahmetli olan ve sabır gerektiren bu geleneksel içecek, siyah havuç, şalgam turpu, bulgur unu ve tuzun meşe ağacından yapılmış fıçılarda veya özel küplerde yaklaşık on beş-yirmi gün boyunca fermente edilmesiyle elde edilir.

Doğal fermantasyon sürecinin uzun tutulması şalgamın lezzet kalitesini artırır. İçerdiği yoğun A vitamini sayesinde göz sağlığına faydalı olduğu bilinen bu fermente mucize, sindirimi kolaylaştırıcı etkisiyle özellikle yağlı kebapların ve sabah tüketilen ciğer dürümlerinin yanına çok yakışır. Adana’da şalgam suyu acılı veya acısız olarak sunulur; acı severler için bardağın içerisine acı süs biberi suyu veya özel şalgam taneleri ilave edilir.

Meyan Şerbeti ve Yaz İçecekleri

Çukurova’nın kavurucu temmuz sıcağında sokaklarda yürürken kulağınıza gelen metalik ritmik sesler, meyan şerbeti satan aşlamacıların habercisidir. Aşlama olarak da bilinen meyan şerbeti, bölgedeki nehir kenarlarında yabani olarak yetişen meyan bitkisinin köklerinden elde edilen geleneksel bir şifa kaynağıdır. Sırtlarında pirinç veya bakırdan yapılmış büyük süslü güğümleri taşıyan satıcılar, ellerindeki pirinç tasları birbirine vurarak kendilerine has bir melodi yaratırlar. İlk yudumda damakta hafif acımsı ve otsu bir tat bırakan aşlama, boğazdan geçerken yerini tatlı ve ferahlatıcı bir aromaya bırakır. Böbrek taşlarına ve mide rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinen bu içecek, yaz sıcağında vücudun sodyum ve potasyum dengesini korur.

Adana’nın yaz aylarında ikonikleşmiş bir diğer modern serinleme yöntemi ise Adana usulü muzlu süttür. Kökeni 1970'li yıllarda sokak meyve suyu barlarına dayanan bu lezzetin yapılışı ve püf noktaları şunlardır:

  • Muz ve sütün dondurucuda 45 dakika bekletilerek buz kristalleri oluşturması
  • Olgunlaşmış kokulu muzların aromayı artırmak üzere tercih edilmesi
  • İçerisine pudra şekeri ve isteğe göre süzme bal ilave edilmesi
  • Malzemelerin yüksek devirli blenderda pürüzsüz ve kıvamlı bir yapıya kavuşana kadar çekilmesi

Bu dondurma tekniği sayesinde içeceğe ekstra buz katılmasına gerek kalmaz ve yoğun, pürüzsüz, buz gibi bir kıvam elde edilir. Özellikle gençlerin ve çocukların favorisi olan bu sütlü içecek, akşam yürüyüşlerinin vazgeçilmezidir.

Narenciyeden Yapılan Tatlar

Çukurova, Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezidir. İlkbaharda şehri kaplayan o büyüleyici portakal çiçeği kokusu, sonbahar ve kış aylarında yerini dallardan sarkan altın sarısı meyvelere bırakır. Bu bolluk, narenciyenin Adana tatlı kültürüne sızmasını sağlamıştır. Kozan ilçesinin meşhur portakalları başta olmak üzere, turunçgillerden elde edilen aromalar mutfakta sıklıkla değerlendirilir. Bunların en başında geleneksel kahvaltı sofralarını süsleyen, turunç kabuklarının ipe dizilerek acısının alınması ve ardından şerbetlenmesiyle hazırlanan turunç reçelidir. Hafif buruk ve tatlı aromasıyla bu reçel, Adana sabahlarının en taze başlangıçlarından biridir.

Tatlıların Yendiği Saatler

Adana’da tatlı yemek veya serinletici bir içecek tüketmek günün her saatine yayılan esnek bir ritüeldir. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Seyhan’ın tarihi Kazancılar Çarşısı’nda başlayan ciğer kahvaltılarında bardağa doldurulan ilk içecek şalgam suyudur. Yaz aylarında gün ortasının o kavurucu sıcağında sokaklarda meyan şerbeti (aşlama) satıcıları aranırken, öğleden sonra güneş etkisini biraz yitirdiğinde bici bici tezgâhları dolmaya başlar. Akşam kebap ziyafetlerinin hemen ardından taş kadayıf veya halka tatlısı tüketilirken, gecenin ilerleyen saatlerinde Seyhan Baraj Gölü kıyısında veya Çukurova’nın Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki mekanlarda buz gibi bir muzlu süt veya meyveli bici bici eşliğinde esintinin tadını çıkarmak kentin en köklü alışkanlığıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bici bici nedir?

Bici bici; su ve nişasta ile pişirilip soğutulan muhallebi küplerinin üzerine, el rendesiyle kar haline getirilmiş buz, pudra şekeri, gül sulu kırmızı şerbet ve taze meyve dilimleri eklenerek hazırlanan, Adana'ya özgü tescilli ve son derece serinletici bir yaz tatlısıdır.

Şalgam suyu acılı mı içilir?

Şalgam suyu geleneksel olarak hem acılı hem de acısız olarak tüketilebilir. Acılı tercih edenler için bardağın içerisine fermente edilmiş acı süs biberi suyu eklenir veya acı şalgam taneleri konulur; bu tercih tamamen damak zevkine bağlıdır.

Adana'nın meşhur tatlısı hangisi?

Adana'nın dünya çapında en çok tanınan tescilli tatlısı, yaz aylarının vazgeçilmezi olan bici bicidir. Şerbetli tatlılar arasında ise coğrafi işaretli Adana Halka Tatlısı, çıtır taş kadayıf ve geleneksel karakuş tatlısı kentin en meşhur lezzetleridir.

Bici bici nerede yenir?

Bici biciyi Seyhan ilçesindeki tarihi çarşılarda, Taşköprü civarında, Çukurova ilçesindeki baraj gölü kıyısında bulunan açık hava kafelerinde ve Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki seyyar tezgâhlarda her mevsim taze olarak bulup tüketebilirsiniz.

Şalgam suyu neden meşhur oldu?

Şalgam suyu, siyah havuç ve şalgam turpunun bulgur mayasıyla meşe fıçılarda fermente edilmesiyle üretilen tamamen doğal, A vitamini deposu ve sindirimi kolaylaştırıcı bir içecektir. Adana kebabı ile kurduğu muazzam lezzet uyumu ve ferahlatıcı etkisi sayesinde tüm ülkede ün kazanmıştır.


Bu yazıyı paylaş

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorum Yap

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanır. E-posta yayınlanmaz.

Devamı gelsin

İlgili Yazılar