İpucu: / ile aramayı aç, Esc ile kapat.

Adana'nın Antik Kentleri

Adana'nın zengin tarihini yansıtan Anavarza, Misis ve Magarsus antik kentlerini keşfedin. Çukurova'nın kültürel mirası ve tarihi yapıları hakkında bilgiler.

ME Yazan Muhammet Elma

Çukurova’nın bereketli toprakları, tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış zengin bir kültürel mirası barındırmaktadır. Bölgenin can damarı olan Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin suladığı bu topraklar, yalnızca tarımsal verimliliğiyle değil, aynı zamanda stratejik konumuyla da antik çağın en önemli yerleşim merkezlerinin kurulmasına olanak tanımıştır. Bu yazımızda, Adana’nın tarihi derinliğini yansıtan üç büyük antik kenti olan Anavarza, Misis ve Magarsus'u ele alarak Çukurova’nın tarih sayfalarında unutulmaz bir yolculuğa çıkacağız.

Çukurova Neden Bu Kadar Çok Antik Kent Barındırıyor?

Çukurova’nın tarih boyunca yoğun bir şekilde iskân edilmesi ve üzerinde çok sayıda antik kentin kurulması tesadüfi değildir. Bu durum coğrafi, ekonomik ve stratejik etkenlerin bir araya gelmesiyle açıklanabilmektedir:

  • Verimli alüvyon topraklar sayesinde antik dönemden itibaren tahıl, pamuk, keten ve şarap gibi yüksek gelir getiren tarımsal ürünlerin üretimi yapılmış ve bu ürünlerin ticaretinden büyük bir ekonomik sermaye birikimi elde edilmiştir.
  • Seyhan ve Ceyhan nehirleri, hem iç bölgelerden kıyıya taşımacılık yapılmasını kolaylaştırmış hem de verimli tarım arazilerinin sulanmasında hayati bir rol üstlenerek yaşamı kolaylaştırmıştır.
  • Toros Dağları üzerinden güneye açılan Gülek Boğazı (Kilikya Kapıları) gibi kritik geçitler, Çukurova’yı Anadolu, Avrupa, Suriye ve Mezopotamya’yı birbirine bağlayan ana transit ticaret yollarının kavşağı haline getirmiştir.
  • Bölgenin stratejik önemi, askeri seferlerin de bu rotayı izlemesini zorunlu kılmış; egemen güçlerin yolları, geçitleri ve köprüleri kontrol altında tutmak amacıyla güçlü tahkimatlara ve kalelere sahip kentler kurmalarını tetiklemiştir.

Anavarza Antik Kenti

Kozan ilçesinin Dilekkaya köyü sınırları içerisinde yer alan Anavarza Antik Kenti, antik Kilikya coğrafyasının en ihtişamlı ve büyük metropollerinden biridir. Tarihi yaklaşık 2100 yıl öncesine dayanan kentin Roma İmparatorluk devri öncesindeki geçmişi hakkında kaynaklarda pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak İmparator Augustus’un MÖ 19 yılındaki ziyaretiyle birlikte kent "Anazarbus yanındaki Caesarea" olarak anılmaya başlanmıştır.

Anavarza, Roma İmparatorluğu’nun ilk iki yüzyılı boyunca Kilikya’nın başkenti konumundaki Tarsus’un gölgesinde kalmıştır. Kentin kaderi, İmparator Septimius Severus ile Pescennius Niger arasındaki iktidar mücadelesinde Severus’un tarafını tutmasıyla tamamen değişmiştir. Severus’un 194 yılındaki İsos Savaşı'nı kazanıp imparatorluğun tek hakimi olmasının ardından Anavarza ödüllendirilmiş ve tarihinin en parlak dönemine adım atmıştır. Kent, 204-205 yıllarında Kilikya, İsaurya ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi unvanını almıştır.

408 yılında kurulan "Cilicia Secunda" eyaletinin başkentliğini üstlenen Anavarza, 525-526 yıllarında yaşanan büyük depremde ağır hasar görmüş, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından onarılarak bir süre "Justinopolis" adıyla anılmıştır. 561 yılındaki ikinci büyük deprem ve veba salgını sonrasında gerilemeye başlayan kent, Bizans ve Arap devletleri arasındaki sınır hattında kalarak sürekli savaşlarla tahrip olmuştur. 11. yüzyılın başlarında Kilikya Ermeni Krallığı’nın başkenti olan kent, 1374 yılında Memlük orduları tarafından yıkılmıştır. Cumhuriyet döneminin en önemli yazarlarından Yaşar Kemal’in ünlü "İnce Memed" ve "Yılanı Öldürseler" romanlarında Anavarza’nın görkemli kayalıkları ve tarihi atmosferi önemli bir yer tutmaktadır.

Anavarza'da Görülecek Yapılar

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de yer alan Anavarza Antik Kenti, günümüze ulaşan zengin kalıntılarıyla ziyaretçilerine adeta bir açık hava müzesi sunmaktadır:

  • Yaklaşık 1500 metre uzunluğunda olan ve 20 burçla desteklenen görkemli sur duvarları, kentin savunma sisteminin ne denli güçlü olduğunu kanıtlamaktadır.
  • Son kazılarda ortaya çıkarılan 32 metre genişliğinde ve 1700 metre uzunluğundaki anıtsal sütunlu cadde, antik dünyanın bilinen en geniş ve büyük sütunlu yolları arasında yer almaktadır.
  • Kentin güney sınırında yükselen ve bölgede mimari açıdan tek örnek olan üç girişli anıtsal zafer takı, Roma İmparatorluğu'nun bölgedeki gücünü simgelemektedir.
  • Ovanın ortasında dik bir şekilde yükselen 200 metre yüksekliğindeki tepe üzerine kurulu Anavarza Kalesi, 11. yüzyıla tarihlenen kilisesi ve eşsiz Çukurova manzarasıyla tırmanmaya değer bir yapıdır.
  • Kentte ayrıca antik tiyatro, stadyum, amfiteatr, su yolları, kaya mezarları ve 3. yüzyıla tarihlenen deniz tanrıçası Thetys mozaiği gibi önemli kalıntılar görülebilmektedir.
  • Antik dönemde yaşamış, beş ciltlik dünyaca ünlü tıp eseri "De Materia Medica"nın yazarı ünlü farmakolog Dioskurides'in Anavarzalı olması da kentin dünya bilim tarihindeki yerini taçlandırmaktadır.

Misis (Yakapınar) Antik Kenti

Adana’nın Yüreğir ilçesi Yakapınar mahallesi sınırlarında, Ceyhan Nehri kıyısında yer alan Misis Antik Kenti (Mopsuestia), Anadolu’yu Suriye ve Mezopotamya’ya bağlayan tarihi kervan ve İpek Yolu güzergâhının en stratejik geçiş noktalarından biridir. Mitolojik anlatılara göre kentin kuruluşu, Truva Savaşı’nın ardından Kilikya’ya gelen efsanevi kahin Mopsus ile Amphilokhos’a dayanmaktadır. "Mopsuestia" ismi antik dilde "Mopsus'un evi" anlamına gelmektedir.

Tarihsel süreçte Danunaların "Pahri", Asurilerin "Pahru", Selökidlerin ise "Selösi" adını verdiği kent, Roma döneminde büyük bir gelişim göstermiştir. Kilikya Prokonsülü Cicero’nun yeniden "Mopsuestia" olarak adlandırdığı kente Roma İmparatoru Hadrianus da önemli yatırımlar yapmış ve şehir bir dönem "Hadriana Mopsuestia" olarak anılmıştır. Antik dönemde iki tarafı mermer sütunlarla çevrili geniş yolları, stadyumu ve akropolü ile gelişmiş bir liman kenti olan Misis, nehir üzerinden denize açılan yelkenlilerin bağlandığı canlı bir ticaret merkeziydi.

Kentten günümüze ulaşan en önemli anıt, 4. yüzyılda Bizans İmparatoru Flavius Constantinus döneminde inşa edilmiş olan tarihi Misis Köprüsü'dür. Lokman Hekim’in ölümsüzlük iksirini üzerinden geçerken nehre düşürüp kaybettiğine inanılan bu efsanevi köprü, yüzyıllar boyunca orduların ve kervanların geçişini sağlamış, günümüzde de kullanılabilir durumunu koruyarak nehrin iki yakasını bir arada tutmaktadır.

Misis Mozaik Müzesi

Misis Antik Kenti’nin hemen yakınında yer alan Misis Mozaik Müzesi, Türkiye’nin en özgün ve erken dönem yerinde koruma müzeciliği örneklerinden biridir. Müzenin kurulmasına vesile olan tarihi keşifler şu şekilde özetlenebilmektedir:

  • Alman arkeolog Prof. Dr. Theodor Helmuth Bosser başkanlığında 1956-1959 yılları arasında yürütülen kazılarda, höyüğün batısındaki 4. yüzyıla ait bazilikanın tabanında olağanüstü güzellikte mozaikler keşfedilmiştir.
  • Keşfedilen mozaiklerin yerinde sergilenebilmesi amacıyla, köprünün hemen yakınındaki tarihi bir yapıda 1959 yılında müze ziyarete açılmıştır.
  • Müzenin en değerli parçası, İncil’deki tufan anlatısını tasvir eden ve mozaik sanatında bu konunun bilinen en erken betimlemelerinden biri olan ünlü Nuh'un Gemisi mozaiğidir.
  • Mozaikte, ahşap bir sandık şeklinde tasvir edilmiş Nuh'un Gemisi ve bu gemiden çiftler halinde çıkan çok sayıda kuş ve dört ayaklı hayvan figürü incelikle işlenmiştir.
  • Müzede ayrıca Eski Ahit hikâyelerinden esinlenerek yapılan, Samson’un aslanla mücadelesini tasvir eden Samson mozaiği ile höyük kazılarından çıkarılan diğer arkeolojik eserler sergilenmektedir.

Magarsus Antik Kenti

Adana’nın sahil ilçesi Karataş’ın yaklaşık 5 kilometre güneybatısında, deniz kıyısındaki fenerin yer aldığı yamaç üzerinde kurulu olan Magarsus Antik Kenti, antik Kilikya’nın en önemli kehanet ve inanç merkezidir. Antik kentin ismi Luvi diline dayanmakta olup yakınından denize dökülen Ceyhan Nehri'ne işaret etmektedir. Hellenleşme sürecinde bu isim sonuna "os" takısı alarak Magarsus şekline dönüşmüştür.

Tarihçi Strabon’a göre kent, Troya Savaşı’nın ardından bölgeye göç eden kahramanlar Mopsos ve Amphilokhos tarafından kurulmuştur. Magarsus, antik dönemin önemli liman kentlerinden Mallos’un kutsal dini merkezi olarak işlev görmüştür. Kentin dünyaca ünlü olmasını sağlayan en büyük unsur, Büyük İskender’in MÖ 333 yılındaki doğu seferi sırasında buraya uğraması ve Athena Magarsia Tapınağı’nda kurbanlar sunarak dua etmesidir.

Izgara planlı bir şehir tasarımına sahip olan Magarsus’ta; etrafı surlarla çevrili kent merkezinde Athena Tapınağı, denize dönük büyük bir antik tiyatro kalıntısı, stadyum, sarnıçlar ve Bizans ile Osmanlı dönemlerine ait hamam kalıntıları yer almaktadır. Türklerin bölgeye gelişiyle birlikte, buradaki koyu renkli taşlardan yapılma Bizans kilisesine atıfla kent "Karakilise" olarak anılmıştır. Kilisenin savaşlar sırasında yanmasının ardından ise bu isim "Yanık Kilise" olarak değişmiştir. Günümüzde ören yeri "Dört Direkli" adıyla da bilinmektedir.

Antik Kentlere Ulaşım ve Gezi Süresi

Adana’nın tarihi ören yerlerini ziyaret etmek isteyen gezginler için ulaşım ve zaman planlaması büyük önem taşımaktadır:

  • Anavarza Antik Kenti: Adana şehir merkezine yaklaşık 70 kilometre, Kozan ilçe merkezine ise 28 kilometre uzaklıktaki Dilekkaya köyünde yer alır. Özel araçla Adana merkezden yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla ulaşım sağlanabilir. Kalenin sarp patikaları ve geniş düzlükteki kalıntılar dikkate alındığında, bu bölgeye yaklaşık 2-3 saatlik bir gezi süresi ayrılması önerilir.
  • Misis Antik Kenti ve Mozaik Müzesi: Adana şehir merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıkta, Yakapınar mahallesi sınırlarında bulunur. Özel araçla veya kent merkezinden kalkan toplu taşıma araçları ve dolmuşlarla yaklaşık 30 dakikada ulaşılabilmektedir. Misis Köprüsü, höyük alanı ve Mozaik Müzesi’ni kapsayan bir gezi için yaklaşık 1-2 saatlik bir süre yeterli olacaktır.
  • Magarsus Antik Kenti: Karataş ilçe merkezinin 5 kilometre güneybatısında yer alır. Adana şehir merkezinden Karataş’a giden düzenli minibüs ve dolmuş seferleriyle yaklaşık 45 dakikada Karataş’a ulaşılabilir, oradan da antik kente geçilebilir. Tiyatro ve sur kalıntılarını incelemek için yaklaşık 1 saatlik ziyaret süresi yeterlidir.

Ziyaret Öncesi Bilinmesi Gerekenler

Çukurova’nın antik kentlerinde keyifli ve konforlu bir keşif yapabilmek için gezi öncesinde bazı hususların bilinmesinde büyük fayda vardır:

  • Bölgenin Akdeniz iklimi özelliklerini taşıması ve yaz aylarında aşırı sıcak ve nemli olması nedeniyle, ören yerlerini gezmek için en konforlu ve elverişli dönemler ilkbahar ile sonbahar mevsimleridir.
  • Eğer ziyaret yaz aylarına denk gelecekse, güneş çarpmalarından korunmak için geziler sabahın erken saatlerinde veya öğleden sonra geç saatlerde planlanmalı; şapka, güneş koruyucu u ve bol su mutlaka yanınızda bulundurulmalıdır.
  • Özellikle Anavarza Kalesi’ne çıkan dik, sarp ve engebeli yollarda güvenli bir tırmanış gerçekleştirebilmek için tabanı kaymayan, konforlu yürüyüş ayakkabıları giyilmelidir.
  • Nehir kenarlarında (özellikle Misis çevresinde) ve sulak alanlarda bulunulacağı için yaz aylarında sivrisineklere karşı böcek kovucu sprey getirilmesi konforunuzu artıracaktır.
  • Bölgedeki ören yerlerinin ve müzelerin giriş ücretleri, Müze Kart geçerlilik durumları ve dönemsel ziyaret saatleri değişebileceğinden, yola çıkmadan önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmî sayfasından bu bilgileri teyit etmeniz önem arz etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anavarza Antik Kenti hangi ilçede?

Anavarza Antik Kenti, Adana ilinin Kozan ilçesi sınırları içerisinde yer alan Dilekkaya köyü yakınlarında konumlanmıştır. Kent, Kozan ilçe merkezine yaklaşık 28 kilometre, Adana il merkezine ise 70 kilometre mesafede bulunmaktadır.

Misis Antik Kenti'ne nasıl gidilir?

Misis Antik Kenti, Adana'nın Yüreğir ilçesine bağlı Yakapınar mahallesi sınırlarında, Ceyhan Nehri kenarındadır. Kent merkezine 27 kilometre mesafedeki antik alana, özel araçla D-400 karayolunu doğu yönünde takip ederek veya Adana merkezden kalkan Yakapınar dolmuşları ve belediye otobüsleri vasıtasıyla kolayca ulaşılabilmektedir.

Magarsus nerede bulunur?

Magarsus Antik Kenti, Adana'nın Karataş ilçesinin yaklaşık 5 kilometre güneybatısında yer almaktadır. Karataş fenerinin yer aldığı kıyı yamacı üzerinde konumlanan ören yerine, Adana şehir merkezinden hareket eden Karataş dolmuşları ile ilçeye ulaştıktan sonra karayoluyla kısa sürede erişilebilmektedir.

Anavarza gezmek ne kadar sürer?

Anavarza Ören Yeri son derece geniş bir alana yayılmaktadır. Sütunlu caddeyi, anıtsal zafer takını, tiyatro alanını ve 200 metre yükseklikteki tepede yer alan dik ve sarp kaleyi tam anlamıyla gezebilmek için yaklaşık 2 ile 3 saatlik bir gezi süresi ayırmak gerekmektedir.

Adana antik kentleri yaz sıcağında gezilir mi?

Çukurova yaz aylarında oldukça yüksek sıcaklıklara ve neme ulaştığından, antik kentleri yaz sıcağında gezmek oldukça yorucu olabilmektedir. Bu nedenle ziyaretler için ilkbahar ve sonbahar ayları önerilir. Yazın gezilecekse mutlaka sabahın ilk saatleri veya akşamüstü saatleri tercih edilmelidir.


Bu yazıyı paylaş

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorum Yap

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanır. E-posta yayınlanmaz.

Devamı gelsin

İlgili Yazılar